Bugün neler oldu?

Yeni Hayat, Yeni Düzen!

Zaman, bazen avuçlarımızın arasından akan kum gibi değil de, sanki hiç yaşanmamış bir boşluk gibi geçip gidiyor. Geriye dönüp baktığımızda, “Bunca yıl ne uğruna harcandı?” diye sormaktan kendimizi alamadığımız o uzun, yorucu duraklar vardır. Bir başkasının hikayesinde figüran olmak, kendi hayatının sessiz bir izleyicisine dönüşmek… Kimimiz buna sabır dedik, kimimiz ise kader. Ama o yıllar, bir hiç uğruna harcanmış gibi görünse de aslında içimizde büyük bir sessizliğin fırtınasını biriktiriyormuş.

İnsan ruhu, en ağır yarayı aldığı yerden filizlenirmiş meğer. Tıpkı o efsanevi Anka Kuşu gibi. Hani her şey bitti dendiğinde, o enkazın ve tozun arasından kendi küllerini avuçlayıp yükselen o vakur kanat çırpış… İşte bazen “son” dediğimiz yer, aslında gerçek bir başlangıcın tam merkezidir.

Şimdilerde hayatımda “Yeni Hayat, Yeni Düzen” başlığı altında taptaze bir sayfa açıldı. Üzerimdeki o ağır, o ruhu yoran yükleri birer birer bıraktım. Artık ne geçmişin pişmanlıkları ne de “keşke”lerin gölgesi var üzerimde. Küllerimden doğarken öğrendiğim en kıymetli şey; özgürlüğün, insanın kendi iç sesine yeniden merhaba demesi olduğuymuş.

Daha hafif, daha berrak ve her şeyden önemlisi çok daha huzurlu bir dönüş bu. Bu dönüş, bir güç gösterisi değil; bir kabulleniş ve yeniden var oluş hikayesi. Rüzgarın nerede eseceğine karar veremeyiz belki ama kanatlarımızı hangi yöne açacağımızı artık çok iyi biliyoruz.

Hayatın karmaşasından, o gürültülü beklentilerden sıyrılıp kendi sessizliğimizde bulduğumuz bu huzur, en büyük zaferimizdir. Çünkü biliyorum ki; gökyüzü her zaman oradaydı, ben sadece başımı kaldırıp ona bakmayı ve uçmayı hatırladım.

Ve unutmamalı: İnsan, kendini kaybetmeden kendi gerçeğini bulamıyor; meğer en parlak yıldızlar, en zifiri karanlıkların ardından doğarmış. Şimdi vakit, o yıldızın altında, kendi huzurlu iklimimde sadece nefes alma vakti.

Sağlık ve huzurla kalın!

Diğer Yazıları